HER DAĞIN ARDI DÜZLÜK DEĞİLDİR

Hani bir söz vardır ya, eskiler kullanır genelde her dağın ardı düzlük değildir diye. Ülkemizde ki siyasetçiler de bunun aksini söyler, ülke seçimlerden sonra ülke düze çıkacak diye. Burada ki seçimler bence dağın ta kendisidir. Seçimden sonra ülke düzlüğe ulaşacaktır diye avunan siyasileri, seçimden sonra pekte düzlük beklemiyor.

 

Bu durumu tahmin etmekte zor olmasa gerek; çünkü seçimden önce olanlar seçimden sonrasının da büyük uçurumlar getireceğinin göstergesidir. Bu uçurumları kabaca sıralamak gerekirse, Çözüm sürecinden başlayıp, ekonomiden, işsizlikten, dış politikadan, özgürlüklerden, yeni anayasaya, paralel- hükümet çatışmasından ve daha birçok başlıktan çıkabiliriz.

 

Cumhurbaşkanının açıklamaları ile Başbakanın açıklamaları birbirini tutmuyor, hükümet ayrı telden çalıyor Cumhurbaşkanı ayrı. Buda toplumda bir güvensizlik havası ortaya çıkarmaktadır. Çözüm sürecinde izleme heyeti isteyen hükümet, Cumhurbaşkanın dan olumsuz yanıt alıyor. Ancak hükümet illede heyet diyor, durum muallak.Bu da demek oluyor ki bu sürecinin muhatabı, sözde hükümet, özde  Cumhurbaşkanıdır.

 

Bu olanların dışında, Kürt sorununu ortaya çıkaran Cumhurbaşkanı, bu yönde yıllardır mücadele verip, sorunsuz olan kürt halkını da bir anda soruna ortak edip, sorunluymuş gibi davranmalarına neden oldu. İşler sarpa sarıyor gittikçe, demem o dur ki; Seçim öncesi çözümünün mümkün olmadığını gözlemlediğimiz çözüm süreci, seçim sonrasına kaldı.

 

Gelelim ekonomiye; dolar son yılların zirvesinde, ihracatı ve ithalatı baltalıyor, yatırımcılar geri adım atıyor. Merkez bankasına yapılan tüm müdahalelere karşın bir türlü indirilemeyen dolar iç ve dış piyasada huzursuzluk yaratmaya devam etmektedir. Dolar karşısında TL’nin değerinin artması da, ülkede alım gücünü düşüreceğini unutmamak gerekir.TL ye yapılacak müdahalelerde bu durumu göz önünde bulundurulmalı, aksi halde ekonomik olarak büyük buhranlar bizi beklemektedir.Anlaşılan şu ki; bu sorunda seçimden önce çözülecek gibi durmuyor.

 

Özgürlükler konusunda hala birçok Avrupa ve Dünya ülkesinin gerisindeyiz. AİHM ye açılmış birçok bireysel dava var, bu davalar maalesef hanemize eksi puan olarak yansımaktadır. Hukuki boşluklar çoğu davalarda mağduriyet sebebi, durum böyle olunca da ,rotalar AİHM ye yöneliyor. Bu durumun da  seçimden önce düzeleceği pek mümkün  gözükmüyor.

 

Yeni anayasa, Hükümetin en büyük kozlarından, mevcut yasalar sürekli iyileştiriliyor yada reforme ediliyor ama hala mutabakata varılmış somut bir anayasa ufukta görünmemektedir, bu sorunda seçimden sonraya kalmış durumda.

 

Halkın sıkıldığı diğer bir konuda; Paralel yapı, var mı yok mu, dost mu düşman mı derken, her günün güncel konusu oldu ülkemizde, biteceğe de benzemiyor. Her an her şey olacak gibi herkes diken üzerinde. Bu durum da seçimden önce çözüleceğe benzemiyor.

 

Evet özetlemek gerekirse, görünen dağın ardı düz değil. Siyasiler yeni bir slogan bulmak zorunda yoksa seçimden sonra ülkenin düzlüğe çıkması pek mümkün gözükmemekte ama yeni seçimler her şeye gebe, şimdiden hiçbir şey kestirilemiyor. O yüzden de seçim sonrası epey fırtınalar esecek gibi güzel ülkem Türkiye de. Umarım her şey ülkemizin lehine işler ve gençlerin gelecekleri, toplumsal barış, huzur ortamı egemen olur ve mutlu mesut yaşarız. Başka bir Türkiye yok bu topraklar hepimizin…

 

Saygılarımla.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.